Elektrik kesintileri muvazaalı mı?
Elektrik kesintilerinde herkes topu yekdiğerine atıyor.
Esnaf, çeşitli mesleki gruplar ve tüm halkın canını burnuna getiren elektrik kesintisinde yaşanan artışlar cihazları bozuyor, klimalar çalışmıyor; dolayısıyla iş dünyasında iş yapılamamaktadır.
Elektrik kesintilerinde yetkililer kendilerinin sorumluluğu olmadığını iddia ediyorlar.
AKEDAŞ (Akdeniz Elektrik Dağıtım AŞ) sorumlu değilmiş!
EİAŞ (Elektrik İletim AŞ) de sorumlu değilmiş!
Hakeza, EÜAŞ (Elektrik Üretim AŞ) de elhak sorumlu değilmiş!
Gazeteciler elektrik süreçlerinin bu ilgili kurumlarının genel müdürlüklerini aramışlar; hiçbiri sorumluluğu üzerine almak istememiş. (Akşam–30 Temmuz 2007-Akdeniz)
Örneğin, Dağıtım Bölge Müdürü Abdullah Uyar, “üretici firmanın elektriği ileten firmaya verdiğini, kendi firmasının da elektrik dağıtımını gerçekleştirdiği”ni, kendilerine elektrik verilmeyince dağıtım yapamadıklarını belirtmiştir.
İletim Bölge Müdürü Kamil Bacak da, sorunun üretimden kaynaklandığını, EÜAŞ’ın bölgeye yeterli miktarda elektrik veremediğini iddia etmektedir.
Bütün bunlara karşılık, elektrik üretiminin yeterli düzeyde olmadığı sonucuna varılıyor ama bir de Elektrik Üretim Genel Müdürü Sefer Bütün’e başvurduğunuzda küçük dilinizi yutar gibi oluyorsunuz.
Acaba diyorsunuz, elektrik kesintilerinde uzaylı UFO parmağı mı var?
Sefer Bütün’e göre üretimde zinhar hiçbir sorun yoktur… Ayrıca bölgeden “programsız elektrik kesintilerinin yoğunlaştığı” şeklinde bir bilgi kendilerine gelmediğini, EİAŞ’a sormak gerektiğini savundu.
Haberci bunun üzerine tekrar Kamil Bacak’a gidiyor.
Yanıtlar tam Allahlık!
Antalya’nın şimdilerde elektrik ihtiyacı olan 1250 MW’a karşılık EÜAŞ’ın verdiği ancak 900 MW’mış!
Ve en sonunda Bakan Güler de inkâr ve sorumsuzluk kervanına katıldı. Elektrik kesintisinin olmadığını, sadece son 78 yılın en sıcak yazının geçirildiğini ifade etti.
Bu ifadelerden bir şey anlayan varsa beri gelsin lütfen!
Elektrik kesintisi yok da, bir süredir yaşadığımız günlük birkaç saatlik elektriksizliği neyle açıklayacağız? Gene UFO’lara mı başvuracağız?
Bu cephede ahval böyle, karmakarışık…
Isparta İTSO (Isparta Ticaret ve Sanayi odası) Başkanı Hasan Kaçıkoç, sanayicinin sözcüsü olarak işadamlarını dillendirdi; sanayicinin zor durumda olduğunu, işletmelerdeki makinelerin tehdit altında olduğunu, Antalya’daki elektrik yüklenmesinin ceremesinin sanayiciye kesildiğini, Ege’de ve Antalya’da kesintinin olmadığını, sadece Isparta’da kesintiye gidildiğini, bunun da Isparta’nın cezalandırıldığı izlenimine neden olduğunu belirten başkan yetkilileri bir an önce önlem almaya davet etti. Tabii ki, ateş düştüğü yeri yakar. Başkan da sadece Isparta’nın cezalandırıldığını ifade etmektedir ancak kesinti tüm Göller Yöresine şamildir. Burdur’da esnaf, sanayici ve yurttaş az mı tedirgin ve muzdarip kesintilerden. Evlerde elektrikli eşya kalmadı sanki bozulmadık.
Bu bilgileri bütün gazeteler aktardı. Biz 30 Temmuz tarihli Akşam gazetesinde bir habercinin araştırmasından yararlandık, bilgi sahibi olduk; buradan fikirler ürettik.
İlk fikrimiz, Antalya ve Alanya gibi, sahil kentlerinde yaşayanların şerefi bizim gibi, iç bölgeler, örneğin Göller Yöresi insanlarının şerefinden daha yüksek olduğudur. Zira böyle olmasa elektrik enerjisini bizden kısılıp oralara basılmaz. Onların enerjiye bizlerden daha fazla ihtiyaçları var demek ki!
Olsun; canımız feda onlara!
TEK’in yeni versiyonlarının başlarında mutlaka yandaşlar vardır. Onları uyarıyorum buradan; günah işlemektedirler… Zira oralarda çıplaklar yaşamaktadır; bikinili, mayolu, derileri Afrikalı Zenciler gibi zehtiyanlaşmış garip insanlar! Onlara hizmet etmek oruç yemek gibi bir şeydir!
Ancak, bu yazıyı 29 Temmuz günü kaleme almıştık. 31 Temmuz günü Akşam gazetesinin Akdeniz ekinde bu kez Antalya ve ilçelerinde cereyan eden elektrik kesintileri ve bundan zarar gören yurttaşlarla bir röportaj yayınlandı.
“Antalya ve ilçelerinde son günlerde artan elektrik kesintileri turistlere tatilini zehir ediyor. Turistler, kesintiler karşısında şaşkınlığını gizleyemiyor. Çileden çıkan Esnaf, “Yetkililer tatilde mi? Karanlık turizm cenneti mi olur?” diye tepkisini dile getiriyor.”
Sonra eski TEK’imiz aklımıza geliverdi yeni örgütlenmeleri görünce…
TEK bir devlet kurumuydu, üretimi, iletimi ve dağıtımı içinde barındıran; bütün birimler tek bir kumanda merkezinden yönetilen, sosyal devletin hizmet kurumuydu. Sonra emperyalizmin yeni versiyonu küreselleşmeciliğin zuhuruyla birlikte özelleştirme programları nedeniyle üçe parçalanmış; şirketleşmiş:
—Elektrik Üretim AŞ ( EÜAŞ)
—Elektrik İletim AŞ (EİAŞ)
—Akdeniz Elektrik Dağıtım AŞ (AKEDAŞ)
Elektrik kesintilerinden üçünün de sorumluluğu yokmuş, birbirlerinin üzerine atıyorlar topu.
Peki, sorumlu nerede?
Kim kesiyor elektrikleri?
Uzaydan UFO’lar mı geldi, uzaylılar mı kesiyor elektrikleri?
Bizce esas sorumlu özelleştirme peşinde koşan emperyalist işbirlikçisi iktidarlardır.
Cumhuriyetin kurumu TEK’i özelleştirmek için parçalarsan, kapitalizmin örgütü şirketleştirirsen, ayrıca üretim, iletim ve dağıtım süreçlerini birbirinden kopuk üç farklı şirkete verirsen halkla alay eder gibi sorumlu ararsınız işte böyle!
Özelleştirme, küresel emperyalizmin günümüzdeki sömürgeleştirme yöntemidir. Özelleştirmeler yoluyla yurdumuz vücudunu satarak fahişeleştirilmektedir. Özelleştirmeler yoluyla üniter devletimiz küçültülmekte, zayıflatılmaktadır, emperyalizmin, ABD ve AB’nin karşısında hazır lokma yapılmaktadır. Özelleştirmeler, Türkiye’ye Sevr dayatmasının ön hazırlıklarıdır. Özelleştirmeler, büyük millet projesinin darbe yemesidir.
Bu kafadaki iktidarlarla daha buna benzemedik ne büyük kötülükler göreceğimizi gelecekte yaşayıp göreceğiz. Özelleştirmeci partilere oy vererek iktidar yapanlar en çok yakınanlar. Bizde adet oldu; verdiği oy için çok geçmeden dizini dövenler, “elim kırılsaydı!” diye yakınanlar peyda oldu!